malzemeler:5 tane yumurta (3 yumurta sarısını üzeri için ayırın.)
2 su bardağı sıvı yağ(tarif böyle ama ben 1,5 bardak yağ ekledim)
2 su bardağı ılık süt
Yarım su bardağı ılık su
2 paket yaş maya
2 yemek kaşığı tuz(fazla gelebilir ilk önce ama tadı güzel oldu bu ölçüyle)
3 yemek kaşığı toz şeker(miktar isteğe bağlı)
Aldığı kadar un....
Tüm malzemeyi yoğurun un hariç,daha sonra azar azar unu ilave ederek yoğurmaya devam edin.kulak memesi kıvamına gelen ,ele birazcık yapışan hamurumuzu dinlendirin yarım saat kadar. (fazla kıvamlı bir hamur olursa daha sert olacaktır ,yumuşak poğaçalar için ele yapışması önemli)İster sade ister iç malzemesini koyup yuvarlayın.yumurta sarısını sürün ,susam yada çörek otu serpin.(elinizi yağa batırırsanız daha rahat şekil verirsiniz.)Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.Afiyet olsun.
Hayata dair her ne var ise bulacak,hayatın kokusunu doya doya içinize çekeceksiniz.......hayatın kokusu. Hayat ancak geriye doğru baktığında anlaşılabilir,ama hep ileriye doğru yaşanır..SOREN KİERKEGAARD.
26 Temmuz 2013 Cuma
5 Temmuz 2013 Cuma
BUGÜN VİZYONA GİREN FİLMLER...
Kaynak:sinemalar.com.
20 Haziran 2013 Perşembe
17 Haziran 2013 Pazartesi
PANDİSPANYA TARİFİ VE PAPATYA PASTAM
KLASİK SADE PANDİSPANYA
Malzemeler:
4 Adet Yumurta
4 Türk Kahvesi Fincanı Toz Şeker
4 Türk Kahvesi Fincanı Un
2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
3 Yemek Kaşığı Kaynar Su
1 Paket Kabartma Tozu
1 Paket Vanilya
Yumurta aklarını cam bir kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın.
Şekerin yarısını ekleyin ve şeker eriyinceye kadar çırpın.
Ayrı bir kasede yumurta sarılarını, kalan şeker ve kaynar su ile şeker eriyinceye kadar yaklaşık 6-7 dk. çırpın.
Şeker eriyince yağı ekleyin ve çok az çırpın.
Toz malzemeleri birlikte eleyin, yumurta akları ve sarıları ile birleştirerek çok az daha çırpın. (bu aşamada mikser yerine çırpma teli yada tahta kaşık kullanırsanız daha iyi olur)
Yağlanmış ve unlanmış kalıba dökerek, önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40-45 dk. batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirin.
Hazırladığınız krema ile pastamızı kaplayalım ve pastamıza son şeklini şeker hamurumuzla verelim......isteğinize kalmış,afiyet olsun...
Malzemeler:
4 Adet Yumurta
4 Türk Kahvesi Fincanı Toz Şeker
4 Türk Kahvesi Fincanı Un
2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
3 Yemek Kaşığı Kaynar Su
1 Paket Kabartma Tozu
1 Paket Vanilya
Yumurta aklarını cam bir kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın.
Şekerin yarısını ekleyin ve şeker eriyinceye kadar çırpın.
Ayrı bir kasede yumurta sarılarını, kalan şeker ve kaynar su ile şeker eriyinceye kadar yaklaşık 6-7 dk. çırpın.
Şeker eriyince yağı ekleyin ve çok az çırpın.
Toz malzemeleri birlikte eleyin, yumurta akları ve sarıları ile birleştirerek çok az daha çırpın. (bu aşamada mikser yerine çırpma teli yada tahta kaşık kullanırsanız daha iyi olur)
Yağlanmış ve unlanmış kalıba dökerek, önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40-45 dk. batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirin.
Hazırladığınız krema ile pastamızı kaplayalım ve pastamıza son şeklini şeker hamurumuzla verelim......isteğinize kalmış,afiyet olsun...
28 Mayıs 2013 Salı
VİZYONDAKİ FİLMLER
21 Mayıs 2013 Salı
EĞİTİMİN DOĞAL SÜRECİ VE İLK KREŞ GÜNLERİ
Merhaba hayatın kokusu takipçileri,hepinize günaydın.Oğlum kreşe başladı ;yarın bir hafta olacak. Ağustos ayında 3 yaşını dolduracak,eylülde vermeyi düşünüyorken birden bu kreş mevzusu gündeme geldi.Poyrazım,aşkım, çok hareketli,girişken,öğrenme isteğiyle dolu bir çocuk(maaşallah).Ve onda gördüğümüz bu gelişmeler, biran evvel başlaması gerektiği düşüncesini getirdi bize...Bu yaşa kadar anneyle geçirdiği zaman ve annenin ,babanın verdiği eğitimden sonra kreş , eğitiminin devamı için gerekliydi.Evde, anne çocuğuyla muhakkak ilgileniyor.Ama bu yetersiz kalıyor.Anne devamlı ilgilenemeyince , gündelik işleriyle de meşgul olunca bir zamandan sonra kaliteli bir zaman geçirmesi için çocuğunu kreşe göndermekte çözüm buluyor benim gibi......
Hayatın kokusu
20 Mayıs 2013 Pazartesi
KÜÇÜK ŞEYLER
Üstün Dökmen akademik kitapların yanı sıra,kısmen akademik,kısmen popüler sayılabilecek iki psikoloji kitabı yazmıştır.(iletişim çatışmaları ve empati ile varolmak,gelişmek,uzlaşmak)Bunlar daha çok meslektaşlarına psikoloji ve psikolojik danışmanlık öğrencilerine yöneliktir.Bazı okuyucularım'daha rahat anlaşılır bir kitap istediler' diyor Prof.dr.Üstün Dökmen....Ve böylece Küçük şeyler kitabını yazmış.. .
Kitapta, temel konulara,özellikle toplumun ihtiyacı olduğu düşünülen ve seminerlerinde izleyenlerin etkilendiklerini gözlediği konulara yer vermiş Üstün Dökmen...Ayrıca Küçük Şeyler adlı televizyon programıda ilgiyle izlendi.
Küçük Şeyler kitabından önemli sözler;Küçük farklılıkları yakalayamamak,ötekileri yanlış algılamamıza,zaman zaman da mutsuz olmamıza yol açar...
Enstantane küçük bir andır;ama o anı yakaladığınızda, o an ömür boyu karşınızdadır...
Yaşamınızdaki küçük şeylerde büyük tatlar bulmak sizin sorumluluğunuzdur.
Polyannacılık, yaşama devam edebilmek için,gerektiğinde sıkıntılarla baş edebilme sanatıdır.
...ÜSTÜN DÖKMEN DEN GERÇEK BİR ÖYKÜ;
SABAH SABAH AĞAÇ OLMAK
Büyük kızım küçükken - sanırım anaokuluna gidiyordu.Sabahları yatağında 5 dakika otururdu,ben de karşısına otururdum.Küçük spontan bir oyun oynardık.Ben bir hayvan,eşya veya bitki rolüne girerdim, o kendisi olurdu ve karşılıklı bir drama veya fabl diyebileceğimiz bir şey sergilerdik.
Bir sabah uyandı,oturup battaniyeye sarıldı ve "hadi bana bir ağaç ol"dedi.O sabah,canım sıkkındı,keyfim yoktu;son günlerde irili ufaklı birçok olay moralimi bozmuştu.İçime baktım,oyun oynamak istemediğimi hissettim ve dürüstçe bunu kızıma söylemeye karar verdim."canım benim"dedim"bu sabah keyfim yok,canım sıkılıyor,ağaç olmak istemiyorum."Bir an durdu ve parmağını uzatarak "Baba tamam" dedi" o zaman üzgün bir ağaç ol"Tekrar içime baktım,neşeli bir ağaç olmak istemiyordum,ama üzgün bir ağaç olabilirdim.
Ve üzgün ağaç oldum.Birilerinin meyvelerimi taşladığını,insanların canımı sıktığını anlattım.Anlattıkça,hafifledim,ferahladım.Beş dakika bittiğinde ferahlamıştım.(ifade edilen sıkıntı,çoğunlukla bizi rahatlatır.)
Kıssadan hisse:Yaşamın her zerresi kutsaldır,değerlendirilmelidir.Güzelliklerden güzellikler çıkar; ama sıkıntılardan da güzellikler çıkarmak mümkündür.............................................................................. Evde veya işyerinde yüzde yüz haklı olduğunuza inansanız bile,bunu illede karşınızdakine söyletmeyin.
Hatamız olunca birbirimizi eleştirelim ama olumlu davranışlarımızı da vurgulayalım ,övelim.
17 Mayıs 2013 Cuma
LADESÇİ
Ladesçi'nin kahramanı Cemil lades oynamayı çok sevmektedir,bu yüzden adı ladesçiye çıkar.Ancak olaylar geliştikçe anlarız ki aslında toplumda herkes herkesle ve kendisiyle lades oynamaktadır,kandırmaya çalışmaktadır.Roman boyunca Cemil'le Ayvaz'ın yanında , şaşırtıcı,bolca güldüren,güldürürken düşündüren,merakla okunan sürükleyici yaşam öykülerini izleyerek yolculuk edeceksiniz.Bu yolculukta Üstün Dökmen kendi yaşamının kerteriz defterinden parçalar sunuyor sizlere.
Eski balıkçılar hangi balığın hangi mevsimde nerede bulunduğunu gösteren kerteriz defterleri yazarlarmış.Cemil ile Ayvaz'a yol gösteren kerteriz defteri,denizlerdeki sahte ve gerçek zenginlikleri anlatıyor kendince.Kitabı bitirdiğinizde yaşamın olanaklarına ilişkin değerli bir harita kalacak elinizde.
Eski balıkçılar hangi balığın hangi mevsimde nerede bulunduğunu gösteren kerteriz defterleri yazarlarmış.Cemil ile Ayvaz'a yol gösteren kerteriz defteri,denizlerdeki sahte ve gerçek zenginlikleri anlatıyor kendince.Kitabı bitirdiğinizde yaşamın olanaklarına ilişkin değerli bir harita kalacak elinizde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)